Sitemize Hoşgeldiniz. (Oturum AçKayıt Ol)


Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ahmet Uğurlu anlatıyor
04-07-2008, 12:08:15 PM
Mesaj: #1
Ahmet Uğurlu anlatıyor
Eşref Saati’ndeki iki inatçı eşrefe tek söz geçirebilen mahallenin terzisi Yadigar Baba tiplemesiyle karşımıza çıkan Ahmet Uğurlu kendini yapmak istediklerini anlattı.


Eşref Saati’ndeki iki inatçı eşrefe tek söz geçirebilen mahallenin terzisi Yadigar Baba tiplemesiyle karşımıza çıkan Ahmet Uğurlu “Tabutta Rövaşata” filmiyle hâlâ hafızalarda. Eşi Necef Uğurlu’nun yazdığı ve Metin Akpınar’la birlikte rol aldığı Döngel Kârhanesi filminden sonraki uzun süren sessizliğini Eşref Saati’yle bozdu. Tabutta Rövaşata filmi ile Selanik’te Avrupa’nın En İyi Oyucusu ödülünü alan ve Kuzey Amerika’da En İyi Yorumcu seçilen Uğurlu’yla hayatını konuşuyoruz.

Tabutta Rövaşata onur verici Türk filmleri arasında yerini aldı...

Evet... Aslında Derviş 6 ay boyunca başrolü oynamam için yalvardı. İnat ettim “İstemiyorum” diye ama peşimi bir türlü bırakmadı.

Neden zorladınız bu kadar?

Yeni işler beni biraz tedirgin eder, başlamam, kabul etmem zordur ama kabul ettiğim anda sonunu rahatça getiririm. Neyse, Derviş filmi anlattı, ne ekipman var, ne set yemeği var bu kadar amatör şartları bir arada görmek olası değil. Her şey ödünç alınmış, oyuncular para almıyor, yemeklere biri sponsor olmuş...

Ama iyi ki peşinizi bırakmamış...

Evet, öyle bir filmin içinde olduğum için çok mutlu oldum ve gurur duydum. Derviş filmi İstanbul Film Festivali’ne götürdü, filmi banyo yapıp izlediler. Hatta banyo parası bizden çıkmadı diye sevinmiştik bile. Sonra bir baktık ki o filmden paralar kazandık, ödüller aldık...

Sizi yeni projelerde görmüyoruz, neden?

Her projede yer almak işime gelmiyor. Hem sanatsal açıdan bir derdi olan proje olması hem de parasal olarak tatmin etmesi gerekiyor.

Dolayısıyla Eşref Saati her iki unsurun biraraya geldiğini gösteriyor...

Eşref Saati uzun zamandır içinde olmak istediğim cinsten bir projeydi ve güzel oldu. Benim için yönetmenin, yapımcının kim olduğu da önemli. Bu konularda bir hayli titizim.

Nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?

Terzi Yadigar, mesleğini seven, özü sözü bir, sinirli ve gelenekçi bir yapısı var. İzleyiciler karakteri çok sevdi, güzel eleştiriler alıyorum.

Döngel Kârhanesi filminin ikincisi çekiliyor

Eşiniz Necef Uğurlu evin senaristi, siz oyuncusu... İş konusunda anlaşabiliyor musunuz?

Oğluma okulda “Ailenizin mesleği nedir?” diye sorduklarında “Annem yazıyor, babam oynuyor” demiş. Gayet uyumlu ortaklık yapıyoruz bu konuda. Ben Necef’in işlerine hiç karışmam. İşime karışılmasından da hiç hoşlanmam. Bana fikrimi sorduğunda söylerim ama o kadar... Bu aralar birlikte yapmayı düşündüğünüz bir proje var mı?

Necef şu an Döngel Kârhanesi’nin ikincisini yazıyor. Yakında yeniden o işin içine gireceğiz. Daha farklı olaylar dizisiyle izleyici karşısına çıkacağız, güzel olacağını tahmin ediyorum...

Projelerinizde güzel olacağını düşündüğünüz ama tam bir fiyasko olan işler oldu mu?

İşe başlamadan önce ince ince düşünmüş olsam bile keşke yapmasaydım dediğim işler oldu. Ama kabul etmediğim işler için keşke kabul etseydim dediğim hiç iş olmadı. Durağanlık dönemi yaşadığım zamanlar oluyor. Zaten insan sürekli kendini aşan işler yapamaz, bu olası değil. Bazen geri gidersiniz, bazen olduğunuz yerde durursunuz, bazen çok yukarı çıkarsınız...

Yurt dışından size teklifler nasıl geliyor?

Tabutta Rövaşata, 1997’de Avustralya’da yaptığım film için referans oldu. Avustralya’da yaptığım da bir sonrakine... Böyle devam etti. İlk önce Avustralya’dan teklif aldım. İki Türk oynaması gerekiyordu. Meltem Cumbul ve ben Avustralya’da iki Türk’ü canlandırdık. O filmden sonra ‘Selim Pür Selim’ filminde oynadım ve Toronto Film Festivali’nde çok önemli bir ödül aldım. O festivalin jürisinde olan İtalyan bir aktör çok sonra beni buldu. Ortaya “Nemmeno In Un Sogno” (Rüyada bile olmaz) çıktı...

Neden siz?

İtalya’da ve birçok ülkede 35’e yakın aktörle görüşüyorlar ama aradıkları aktörü bulamıyorlar. Peter Sellers bile denenmiş bu konuda. Yönetmen Gianluca Greco da “Peter Sellers oynayabilirdi ama onun çapında oyuncuyu Türkiye’de bulduk” açıklamasını yaptı. Neden beni tercih ettiklerine cevap veremem. Aradıklarına uygun kriterlere sahip olduğumdan olabilir mi?

Birçok ödül aldınız ancak Türkiye’de ortalık deyim yerindeyse “alev almadı”. Neden?

Olur öyle şeyler... Oyuncular ödül almak için oynamazlar, ödül bir şekilde sürpriz olur. Ben çok dikkat etmiyorum o ödül bu ödül diye... Sonuçta toplanan jürülerden bir tanesi yerine başka biri olsa belki de o ödülü alamayacağım. Bu, orada toplanmış jürilerin beğenisiyle ilgili bir durum.

Tiyatro yapmıyorsunuz artık, üstelik sahneniz de vardı bir zamanlar...

Evet Karşı Show... Tiyatromu dolup taşarken kapattım. Zaten o sırada ilk özel kanal kuruldu ve televizyonda aynı şova devam ettik. Televizyona yapılan ilk iş olma özelliğini taşıyor...

Peki neden kapattınız?

Ben sürekli tiyatro yapamıyorum. Tiyatroyu döndürmek için üç farklı oyunu sürekli oynamak gerekiyor. Bir oyundan diğer oyuna geçmek, başka karaktere bürünmek gerekiyor. Belki doğru belki yanlış ama ben bunu yapmak istemiyorum. O yüzden tiyatro gayet iyi iş yaparken kapattım.

Kendinizi nasıl işlerin aktörü olarak değerlendiriyorsunuz?

Ben şimdiye kadar hep özgün işler yaptım. Çalınmış, çırpılmış taklit edilmiş işlerin parçası olmadım. Zaman zaman yanlışlara düştüm ama kendi yolumu bulduğumda yolumdan hiç ayrılmadım. Bir oyuncu yerel ve özgün olmalıdır böylelikle evrensel bir dile kavuşabiliriz. Ama bu konuşurken pek süslü ve kolay bir cümle gibi geliyor. Hem yerel hem özgün böylelikle evrensel nasıl olunur düşünsün herkes...

Çalışırken kaprisleriniz var mıdır?

Hiç kaprisli biri değilim. Profesyonelliğimin içeride gizli olduğu bir yapım vardır. İşime dört elle amatör tutkusuyla sarılırım. Başarı buradan gelir bana kalırsa. Uyumlu bir oyuncuyum, kırıcı ve motivasyonu bozacak hareketlerim hiç yoktur ama bunu başkası anlatırsa inandırıcı olur sanırım.

Seni Sevmek İcin Ne Kadar Sebep Varsa
İşde o Kadar Yalan Uyduruyorum Kendime
o Kadar Yalan Kime Ne...

Kendime Yalanlarla Tutunuyorsam Kime ne
Kendimi Sende Unutuyorsam Kime ne
Sen Sakın Gecesiz Uykularımda Üşüme
Ben Üşüyorsam Kime Ne...
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


Foruma Git:



Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmlive.com
email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.